Esmaül Hüsna, Allah’ın 99 güzel ismi ve anlamları alfabetik sıralı şekilde yer almaktadır.
Son güncelleme: 10.02.2026
Esmaül Hüsna, Allah’ın 99 Güzel İsimleri
- ALLAH – Bütün âlemlerin yaratıcısı, tek ilah, varlığı zorunlu olan.
- ADİL – Mutlak adalet sahibi, her şeyi yerli yerince yapan.
- AFÜV – Günahları affeden, yok sayan, silip örten.
- ÂHİR – Her şeyin sonu, varlığının sonu olmayan.
- ALÎM – Her şeyi bilen, gizliyi ve açığı kuşatan ilim sahibi.
- ALİYY – Yüceler yücesi, en yüce olan.
- AZÎM – Azamet sahibi, büyüklüğü ve yüceliği sınırsız olan.
- AZÎZ – Mutlak galip, üstün ve mağlup edilemez olan.
- BÂİS – Ölüleri dirilten; peygamberler gönderen.
- BÂKÎ – Varlığının sonu olmayan, ebedî kalan.
- BÂRİ‘ – Her şeyi kusursuz bir biçimde var eden, yaratıp düzenleyen.
- BASÎR – Her şeyi hakkıyla gören, gizliyi ve açığı görmesi sınırsız olan.
- BÂSİT – Rızkı genişleten, gönüllere ferahlık veren.
- BÂTIN – Gizli olan, gözle görülmeyen; varlığı sezilip özü kavranamayan.
- BEDΑ – Eşi benzeri olmayan şekilde yaratan; yoktan var eden.
- BERR – İhsanı bol, iyiliği sınırsız olan, iyilik edenlerin en hayırlısı.
- CÂMİ‘ – Her şeyi toplayan, bir araya getiren; mahşer günü insanları toplayan.
- CEBBÂR – Kudreti ve iradesi karşı konulamaz; dilediğini icra eden.
- CELÎL – Azameti ve yüceliği büyük olan; ihtişam sahibi.
- DÂR – Zarar vermeye de güç yetiren; dilediğine imtihan olarak zarar dokunduran.
- EVVEL – Başlangıcı olmayan; varlığı ezelden beri olan.
- FETTÂH – Her türlü hayrı ve kolaylığı açan; zorlukları gideren.
- GAFFÂR – Günahları çokça bağışlayan; tekrar tekrar affeden.
- GAFÛR – Kulları bağışlaması geniş ve sınırsız olan.
- GANÎ – Hiçbir şeye muhtaç olmayan; mutlak zenginlik sahibi.
- HABÎR – Her şeyden en ince ayrıntısına kadar haberdar olan.
- HÂDÎ – Doğru yolu gösteren, hidayete erdiren.
- HÂFID – Dilediğini alçaltan; makam ve dereceleri aşağıya indiren.
- HAFÎZ – Her şeyi koruyan, muhafaza eden; hiçbir şeyi unutmayan.
- HAKEM – Mutlak hakem; hükmü en doğru ve en adil olan.
- HAKÎM – Hikmet sahibi; yaptığı her işte sonsuz hikmet bulunan.
- HAKK – Varlığı kesin ve gerçek olan; hakikatin ta kendisi.
- HÂLİK – Yaratan; her şeyi ölçüyle ve hikmetle var eden.
- HALÎM – Çok yumuşak davranan; cezayı hemen vermeyip mühlet tanıyan.
- HAMÎD – Her türlü övgüye layık olan; övülen ve hamdedilen.
- HASÎB – Her şeyi hakkıyla hesap eden; kullarına yeterli olan.
- HAYY – Diri olan; varlığı sürekli ve ezelî–ebedî hayat sahibi.
- KĀBİD – Rızkı daraltan, kısan; dilediğini sıkıntıya sokan.
- KĀDİR – Her şeye gücü yeten; kudreti sınırsız olan.
- KAHHÂR – Her şey üzerinde mutlak galip; kudretiyle her şeyi hükmü altına alan.
- KAVİYY – Pek güçlü olan; gücü ve kuvveti sınırsız olan.
- KAYYÛM – Her şeyi ayakta tutan; varlıkların devamını sağlayan.
- KEBÎR – Büyüklüğü sonsuz olan; ululuk sahibi.
- KERÎM – Çok cömert, ikramı bol olan; karşılıksız veren.
- KUDDÛS – Eksikliklerden uzak, mutlak temiz ve mukaddes olan.
- LATÎF – Kullarına en ince, en nazik şekilde lütuf eden; her şeyin inceliğini bilen.
- MÂCİD – Şanı büyük, keremi bol, yüceliği sınırsız olan.
- MÂLİK-ÜL MÜLK – Mülkün gerçek sahibi; tüm kâinatın hüküm ve yönetimi O’na aittir.
- MÂNİ‘ – Dilediğini koruyan, engelleyen; kötülükleri uzaklaştıran.
- MECÎD – Şanı yüce, ikramı bol; hem zatı hem fiilleri mükemmel olan.
- MELİK – Mutlak hükümdar; her şeyin sahibi ve yöneticisi.
- METÎN – Çok sağlam, sarsılmaz kudret sahibi.
- MU’AHHİR – Dilediğini geri bırakan; işlerin vaktini hikmetiyle erteleyen.
- MUCÎB – Dualara karşılık veren; isteklere cevap veren.
- MUĞNÎ – Zengin eden; ihtiyaçları gideren, kullarını yeterli kılan.
- MUHSİN – Her işi en güzel şekilde yapan; iyiliği bol olan.
- MUHYÎ – Dirilten; ölüye hayat veren, canlılık bahşeden.
- MUÎD – Yarattıklarını öldürdükten sonra tekrar dirilten; iade eden.
- MUİZ – Dilediğini aziz kılan; şeref ve izzet veren.
- MUKADDİM – Dilediğini öne alan; derecelerini yükselten.
- MUKÎT – Her varlığın rızkını veren, güç ve kuvvetini sağlayan.
- MUKSİT – Tam adaletle hükmeden; zulmetmeyen, adaleti yerine getiren.
- MUKTEDİR – Kudreti her şeyi kuşatan; dilediğini gerçekleştirme gücüne sahip olan.
- MUSAVVİR – Şekil veren; varlıkları en güzel biçimde tasvir eden, suretlerini belirleyen.
- MÜBDΑ – Eşi benzeri olmayan şekilde ilk yaratan; örneksiz olarak var eden.
- MÜHEYMİN – Her şeyi gözetip koruyan; her varlık üzerinde gözetleyici olan.
- MÜ’MİN – Güven veren; iman ve emniyet kaynağı olan.
- MÜMÎT – Ölümü veren; hayatı sonlandıran.
- MÜNTAKİM – Adaletle intikam alan; zulmedenleri adaletle cezalandıran.
- MÜTEÂLİ – Çok yüce, her şeyden üstün; akılların erişemeyeceği derecede ulu.
- MÜTEKEBBİR – Büyüklükte eşi olmayan; gerçek büyüklük ve ululuk sahibi.
- MÜZİL – Dilediğini zelil eden; derecesini düşüren, alçaltan.
- NÂFİ‘ – Fayda veren; kullarına hayrı ulaştıran.
- NÛR – Aydınlatan; nurun, ışığın ve hidayetin kaynağı.
- RÂFİ‘ – Dilediğini yükselten; derecelerini artıran, yücelten.
- RAHÎM – Sonsuz merhamet eden; merhameti özellikle müminlere çokça ulaşan.
- RAHMÂN – Dünyada tüm varlıklara merhamet eden; rahmeti sınırsız olan.
- RAKÎB – Her şeyi gözetleyen; hiçbir şeyi gözden kaçırmayan.
- RA’ÛF – Çok şefkatli; merhameti ve yumuşaklığı son derece fazla olan.
- REŞÎD – Doğru yolu gösteren; işleri dosdoğru yöneten, hikmetle düzenleyen.
- REZZÂK – Rızkı bol bol veren; tüm varlıkların ihtiyacını karşılayan.
- SABÛR – Sonsuz sabır sahibi; cezayı hemen vermeyip mühlet tanıyan.
- SAMED – Hiçbir şeye muhtaç olmayan; herkesin kendisine muhtaç olduğu.
- ŞEHÎD – Her şeyi görüp bilen; her an her şeye şahit olan.
- ŞEKÛR – Yapılan iyiliğin karşılığını kat kat veren; şükrü fazlasıyla kabul eden.
- SELĀM – Her türlü eksiklikten ve kusurdan uzak olan; selamet ve esenlik veren.
- SEMΑ – Her şeyi işiten; gizli-açık tüm sesleri duyan.
- TEVVÂB – Tevbeleri çokça kabul eden; kullarının dönüşünü memnuniyetle karşılayan.
- VÂCİD – Hiçbir şeye muhtaç olmadan var olan; kudretiyle her istediğini bulan.
- VÂHİD – Bir ve tek olan; eşi, benzeri, ortağı olmayan.
- VÂLÎ – Kâinatın işlerini çekip çeviren; yöneten ve idare eden.
- VÂRİS – Her şey yok olduktan sonra baki kalan; mülkün gerçek mirasçısı.
- VÂSİ‘ – İlmi, merhameti ve kudreti her şeyi kuşatan.
- VEDÛD – Çok seven ve çok sevilen; kullarına karşı sonsuz sevgi ve şefkat sahibi.
- VEHHÂB – Karşılıksız ve bolca veren; lütfu sınırsız olan.
- VEKÎL – Kendisine tevekkül eden kullarını en iyi şekilde koruyan ve işlerini üstlenen.
- VELÎ – Dost, yardımcı ve koruyucu olan; kullarına yakın ve destek olan.
- ZÂHİR – Her şeyden üstün ve her şeyden belirgin olan; varlığı apaçık olan.
- ZÜLCELÂL-İ VEL-İKRÂM – Celal (azamet) ve ikram (lütuf) sahibi; hem büyüklüğü hem cömertliği mükemmel olan.
Allah’ımızın 99 isimleri, İslam inancımızda büyük bir öneme sahiptir. Bu güzel isimler, Allah’ın adı ve anlamları hakkında bizlere derin bilgiler sunar. Her biri, Yüce Allah’ın farklı bir sıfatını, kudretini, merhametini ve hikmetini anlatır. Bu yüzden Allah’ın 99 isimleri ve anlamları, hayatımıza yön veren manevi rehberlerdir.
Pek çok kişi Allah’ın 99 ismi sırasıyla öğrenmek ve bu isimlerin ne ifade ettiğini anlamak ister. Çünkü bu isimler, Allah’ı daha yakından tanımaya, O’na olan sevgiyi ve bağlılığı artırmaya vesile olur. Günlük hayatta bu isimleri anmak, dua ve ibadetlerde kullanmak, kalbe huzur verir ve insanın maneviyatını güçlendirir.








